26.11.2020
Karantinam 28inde bitiyor. O kadar az kaldı ki ama ben yine de iyi olamıyorum. Bildiğimiz kronik hastalığımın olmamasına rağmen annem benden daha çabuk atlattı. Annem demisken onun karantinası bitti. Bu hastalığın bana kattığı tek şey karantina süreci. Eğer bu sürece girmeseydim eminim kafamı dağıtmak için sürekli dışarıda olacaktım. Bu her zaman yaptığım şey de olsa doğru olduğunu göstermiyor. İnsanın bazı duygularla baş başa kalması gerekiyor sindirebilmesi için. Evde olduğum için boşladığım dersleri toparlama fırsatı da buldum. Eğitim açısından çok güzel bir yıl bitireceğime inanıyorum. Çünkü öğrendim bazı duygularla yaşamayı. Sonuçta bunları sınıflandıramazsın eğer gerçek duygularsa. Hastalansan da o duygular seninledir. Yemek yerken de ders dinlerken de hastalıkdan geberirken de. Aslında daha birçok şey de öğrendim. Hatalar mesela. Eğer yaptığın hataya zaten hata diyebiliyorsan o senin için artık tecrübe olmuştur. Son bir aydır hiç hata yapmadım. Bu benim için zor ama büyük bir başarı:) Dün gece o kadar çok kalkıp yazmak istedim ki. Yazmak bana iyi geliyor. Bir gün her şey yoluna girdiğinde buralara dönüp okuduğumda vay be demek istiyorum. Dün geceye dönersek yazmak istedim ama ısıttığım yatağımdaki yerimi kaybetmek istemedim. Ne soğukdu dün gece. Bazen durum atmak istiyorum bugün çok soğuk kalın giyinin, cam açmayın, sigara için balkona çıkmayın diye. Valla zor tutuyorum kendimi. Belli olmaz ona hafta sonu gece spora gider ceza yediğiyle kalır. Ama istemiyorum haber de vermek. Takip edebilecek yaşta. Hem kendimi uzak tutmam lazım ondan. Sanki her gün onunla uyumuyormuşum gibi. Sadece dün gece onun da elini bacağının arasında ısıttığını hayal ettim. Beraber ısındığımız günler olucakmış gibi gülümsedim. Belki de yaşanan günlereydi gülümsemem. Birbirimize dokunabilmek için ısınmaya çalıştığımız günlere. Gerçi hikayesini de hiçbir zaman anlatamadım. Unutacağımı hiç sanmam ama bi gün babannemle yatarken yine elimi bacanın arasında ısıtıyordu. Bencilim diyorum ya işte o zaman ilk bencilliğimi yapmıştım. İyi ki o vardı beni ısıtan, ya olmasaydı. O zaman beni kim ısıtırdı. İlk bencilliğim ve düşündüğüm ilk ölüm. Babannem öldüğünden beri de hep yanlız yattım. Her üşüdüğümde yastığa gömülür ağlardım. Elim ayam buz gibi olsa da yüzüm yanardı kendimi sıkmaktan. Sonra benim ısınabilecegim de ısıtabilecegim de kalan tek kişi olduğuna inandım onun. Tam dün gece o soğukta babannemden önce o gelmişti aklıma. Bu da sevgi yüceliğini gösterir mi? Neyse beraber yaşamaya alışmam gereken tek şey duygular değil sanırım. Anılar da var. Belki de daha mutlu olmak için çabaladığımız, kavgalar ettiğimiz, telefonların ekranını bulandırdığımız günler bizim en güzel günlerimizdi... En güzel ve en çok özleyeceğim günlerim.
Yorumlar
Yorum Gönder