Kayıtlar

Aralık, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

31.12.2020

Yılı böyle kapatmak istemezdim. Hani demiştim ya daha önceki yazılarımda tam her şey yoluna girerken bir bok çıkıp yine her sey mahvoluyor diye. Evet yine mahvoldu. Yine hayat ne kadar kısa olduğunu, her şeyin ne kadar ani olduğunu gösterdi bize. Yine sevdiklerimden birini aldı. Teker teker gidiyorlar ve ben etrafımdakilerin parçalarını toplamaya çalışırken dağılıyorum. Çok üzgünüm dede. Her şey için çok üzgünüm. Seni öyle görmek istemezdim. En sevdiğin torunun seni çok ozliycek. Her gün hediye gönderdiğim dualarımda artık senin de ismin gecicek. İki dedem de gitti artık. Çok küçük olmama rağmen Süleyman dedemi o kadar iyi hatırlıyorum ki. Çocuk sevdiğinden midir yoksa torunu olduğumdan mı öyle severdik ki birbirimizi. Çoğunuz ordasiniz. Babam çok güçlü biri biliyorum artık. Birileri için yaşamaya başladı çünkü. Bazen topluca kurtulsak şu dünyadan diyorum. Hep beraber kimse kimsenin eksikliğini çekmeden. Babamı cok seviyorum. Onu hiç uzmiycem. Bugün cevap geldi bı de. Sanada mutlu yıll...

29.12.2020

 Sabah yazıyorum. Çünkü bu gece ona yazıcam. O kadar korkuyorum ki ondan nefret etmekten. Akşam ondan nefret etmemi sağlıycak hicbir şey söylesin istemiyorum. Biri varsa da ben yok sanayım dediği gibi Oğuzhanın. Valla yok saniyim. Hayatımı düzene sokmuşken dağıtmak istemiyorum. Zaten ya görüldü bile atmaz ya engeller ya da bon sono yozmo domodom mo diye azarlar. Aptal herif

28.12.2020

 Bazen kendime de inanamıyorum. Nasıl dayanıyorum bilmiyorum aslında.  Tüm yaşananlar çok garip. Bazen sıcaklığını yüzümde hissedebiliyorum. Çok nadir de olsa hissediyorum. Çok özlüyorum. 2 gün kaldı. Yazıcamı biliyorum. Kandıramam kendimi. Hala seviyorum. Yazmazsam kötü hissedicem. Cevap vermeye tenezzül bile etmiycek. Verirse de azarlar. En son olduğu gibi. Ama alışkınım. Dedikleri de canımı yakmaz. Ama yazmazsam aklım kalır. Sanki hep başımdaymıs gibi :/

25.12.2020

 Duramayan bana bak sen. Duruyorum. Öldüm der yaşarsın gibi işte. Öldüm sanıyorsun ama yaşıyorsun. Meğer bizimki de herkesinki gibiymiş. Onunki yani. Bana bir insan sende yer ettiyse onu neden unutsun ki demişti. Şimdi yine aynı kişi sevmediği için çekip gitti. Edememişim demek ki. Napiyim. Çok hissediyorum hala onu. Hala nefesi yüzümde gibi. Çok sağlam duruyorum kendime karşı. Günlerdir onca düşünceye rağmen tek gözyaşı dökmüyorum. Ama sonra patlıyor insan. Ayam takıldı, elim kıstı, saçım koptuları bahane edip döküyorsun içini. Ben hep kendi kendime konuşmayı seçtim. Her üzüldüğüm de çıkmaza girdiğimde. Artık konuşmuyorum bile. Yazıyorum. Yazmak kendim için yaptığım en iyi şey. Onunki de benden ayrılmaktı. Hayat ne garip. Dün sarıldığın bugün ya yok ya yabancı. 

23.12.2020

Galiba hiçbir zaman sindiremiycem beni sevmediğini

21.12.2020

1623 yılından beri ilk yaşanacakmış. 21 Aralık bugün. Çok da umrumda değil ama o kadar özledim ki. O kadar istiyorum ki yazmak. Yeniden sarılmak. Her şeyin bir açıklaması olma gibi bir ihtimal olsun istiyorum. Aslına bakarsanız imkansızı istiyorum. Hayatım bu ara çok yolunda ama hani bir yere gezmeye gidersin ama ailenden ayrı olmanın da huzursuzluğu olur ya öyle işte. Mutlu olduğumda tam mutlu olamıyorum. Güzel şarkılar çıktığında oynayıp dans edemiyorum. Kahkahalara boğulamıyorum. Her şey yarım şu aralar ve artık göz görmeyince gönül katlamıyor.(tiktokta büyük izlenmeeee💃🏻)

18.12.2020

 Bugün bir değişiklik yapıp gündüz yazıyorum. Çünkü hayatımda uzun zamandır bu kadar güzel bir uyku uyumamıştım. Gördüğüm en iyi rüyaydı. En iyii. Sanki tüm gece sürmüş gibiydi. Göbeğine sarılıp uyumuştum. Ama resmen sarılmıştım. Yüzümün değdiğini falan hissettim. Sıcacık çok güzeldi. Çok hemde. Sonra sabah oldu deyip uyanioduk. Resmen beraber uyuyup uyanmıştık. Tabi sonrada ben uyandım. Nolursa olsun çok güzeldi. Çok gerçekçi çok güzeldi. Hayalin bile çok guzel. Ruyan bile çok güzel. Galiba zaman geçtikçe daha çok özlüyorum. Çok özledim. Bu ne kadar rüya olursa olsun o kadar mutlu etti ki beni. O yüzden her gün senmişcesine yastığa sarılmaya devam edicem. Çok seviyorum ❣️ benim Minnoş pandam. 

17.12.2020

 İçimde öyle huzursuz bir şey var ki. Umarım sadece benim kuruntularımdan biridir. Seni çok seviyorum. Gerçekten çok. Her defasında tekrar tekrar fark ediyorum. Uzaktan da olsa sevmek çok güzel. Hep iyi kal lütfen iyi kal. 

15.12.2020

Çok özlediğimi de şuraya bırakayım

14.12.2020

Yağmur bizimle de olsa yabancıydık

12.12.2020

O kadar çok bekledim ki dönmeni. Her eskiye döndüğümde içim ürperiyor. Evet gömdüm. Alıştım. Duam da bizi bir araya getir diye değil artık. Son nefesimizi birbirimizin yanında birbirimizi severken verelim diye ediyorum. Çünkü dedi ya iyi insanlara hazin sonlar yasak. Mutlu bir son istiyorum. İyi biri olduğuma inanmak için. 

11.12.2020

 Ben seni gömdüm. Sen öldün ben gömdüm. Ama son kes sarılma şansım olsaydı uğruna her şeyimi verirdim. Hep çok içimde kalacaksın. 

10.12.2020

 Nefes alabiliyorum. Eskisi kadar stresli değilim. Mutlu değilim. Huzurlu değilim. Üzgün değilim. Hiç bişey ne çok ne az. Ne mutluyum ne mutsuz. Ne huzurluyum ne huzursuz. Ne gerginim ne sakin. Ozleyip ozlemedigimi dahi fark edemiyorum artık. Ne hissettiğimi bile bilmiyorum 

08.12.2020

 Bu sevgi ne kadar benimle kalabilir? Bu aralar kafam da bana dediklerin dolaşıyor. "İnsan birinde yer ettiyse neden unutsun ki?". Merak ediyorum gerçekten sadece edilen sık kavgalar mı soğuttu seni benden? Bu kadar güzel sevmeyi senden görmüşken, sevgine çok inanmışken şuan içinde olduğumuz duruma bakıp aslında biz hiç olamamışız mı demem gerekiyor? Yoksa sevginin yüceliği benim sandığım gibi bir şey mi değil? Neye inanmam gerektiğini bilmiyorum artık. Çok özledim. Keşke dönsen. Keşke sarılsak. Yine huzur bulsak. Ama beraber de olmasak. Sadece şu dünyada yaşandığını hiç bir Allah'ın kulunun hatırlayamayacağı bir gün. Sadece yan yana diz dize geçen bir gün. Her şeyin unutulduğu tüm düşmanlıkların durduğu sevgi ve huzurdan başka hiçbir hissin bulunmadığı bir gün. Biliyorum Allah'ım. Çok şey istiyorum. Ama artık istediğim o değil biliyorum. İstediğim şey hayatıma bakabilmek. Dönse bana üzülürüm, gitse başkasına ölürüm. İmkansız kalsın istiyorum artık. Ama ölmüş gibi imk...

07.12.2020

 Dışarıda biraz da olsa yağmış yağmur var. Nasıl unutulur dışarıdaki yağmur bile seni bana hatırlatırken. Giderek sana benzemek yeni korkum oldu. Düzelmesi gereken hayatım var. Sabahladığım günlerim. Bozuk uyku düzenim. Başıma sardığın bir oyun. Bugün dedim ki kendi kendime iyi ki dönmüyor. 3 yıldır defalarca dönmüştük. Sarılınca geçmişti her şey. Ama bu sefer iyi ki dönmedi dedi. Dönsen gelsen yine sarılırdım çünkü. Alışıyorum sensiziligi sevmeye. Alışmak zorunda kaldım belki. Koca üç yıl boyunca yapılan onca hata da onca kavga da büyütemedi de beni yokluğuyla büyümeye mahkum bıraktı. Meğer büyümek de öyle sandığımız gibi değilmiş. Hayat herkesi aynı yaşta büyütmez. Büyüdüğüm yaş bu işte benim. Bugünde tarafımdan çok sevildin ❣️

06.12.2020

 Hissetmek istiyorum. Bu saate kadar uyumadım biliyorum o da kapamadı gözlerini hala. Belki beni hisseder. Çok korkuyorum beni sevmeyerek bana bakmasından. Çok korkuyorum ansızın karşılaşmaktan. Sadece aklından geçirirken bile nasıl için yanar ya. Konuşmuyorum. Anlatmıyorum. Dışarı çıkmıyorum. Normalde olsa yapicam hiçbir şeyi yapmıyorum. Delirmedim bile. Onca ihtimale onca lafa karşı delirmedim. Oysaki delirebilmek ölebilmek kadar önünde şapka çıkartılması gereken bir başarı değil midir? Kolum her uyuştuğunda bir gülümsüyorum işte diyorum sonunda Allah'ım dualarımı kabul etti ve zamanı geldi. O gün bugün. Ama olmuyor. O günde ölemiyorum. Doğru olan ölmek mi onu da bilmiyorum. Ama istiyorum. Sonsuz uykuya o kadar ihtiyacım var ki. Dinlenmeye o kadar ihtiyacım var ki. Kimsenin olmadığı kimsenin beni görmediği duymadığı bir yerde sadece kendi başıma kalmak o kadar isterdim ki. Halam ölmek içinden diken topunun içini yırtarak ağzından çıkması derler derdi hep. En hafifi bile böyle olu...

05.12.2020

 Hayatımda ilk fobim bıçak fobisiydi. Küçükken elimi o kadar büyük şekilde kesmiştim ki. Lavabo kan dolmuştu. Çok küçüktüm ama hatırlıyorum. Bu anımdan olsa gerek laf aramızda bıçak kullanamıyorum. Küçük bıçaklarla aram daha iyi. Şuan en büyük fobin ne dersiniz sevdiklerimi kaybetmek derim. Sevdiğimi değil sevdiklerimi kaybettim. Birçok defa çok farklı sebeplerden. Yani eskiden kendime zarar vermekten çekinirken şimdi yakınlarımın zarar görmesinden çekiniyorum. Atıyorum sanki üzerimden eski bencilliğimi. Korkularımla baş başa kaldığım hayatını beni bu korkuların üzerine ittiği bir dönemdeyim. Öldürmedi. Alışıyorum. Alışmak sevmekten vazgeçmek değil de artık içimde yaşıyorum. Ne anlatasım geliyor eskisi gibi ne dertleşesim ne bu yazıları paylaşasım. Ders çalışmak benim için çok zor. Aniden giren halsizlikler beni çok zorluyor. Yepyeni bir programla her şeyi yavaş yavaş halledicem. Bu arada feslegenle seyyah kavuştular. Fesleğenin hikayesini öğrendim ve sıra seyyaha geldi. Bu kitap i...

04.12.2020

 Bir şarkıda "acıtmıyor artık özenle seçip söylediğin sözler." diyordu. Tam da öyle işte...

03.12.2020

 Yavaş yavaş içime ağlamaya başlıyorum. Eskiden öyle gecelerim olmuştu ki nasıl uyuduğumu hatırlamadığım, düşünmekten kafamın güzelleştiği, yastığımdaki ıslaklıktan üşüdüğüm geceler. Ağlamıyorum eskisi kadar. Ne biliyim geçer diye avutuyorum kendimi. Geçer mi bilmiyorum. Daha önce böyle hissetmedim hiç. Sevmek diyoruz ya işte. Meğer hiç birimiz bilmiyormuşuz. Ben onu değil bendeki onu çok sevdim. Belki beraber büyüdüğümüzden belki beni büyüttüğünden belki de kimseden görmediğim sevgiyi sadakati ondan gördüğümdendir. Hayatından çıkarmak o kadar kolay ki. Bir çantaya tüm eşyaları doldurup atmak kadar ya da fotoğraflar hiç olmamış gibi saklamak kadar. İçine aldığın hayallerden çıkarmak çok mümkün olmuyor sanırım. Bir zaman sonra tüm aşklar sizinkine benzer tüm şarkıların mısraları size yazılmıştır. Öyle gelir insana. Ağlamadan yazdığım ilk yazım desem yanlış olmaz. Bu da atlanmaması gereken bir başarıdır aslında. Alışmak değil ama. Tam anlamıyla artık içine ağlamak. Bugün de çok sevdi...

02.12.2020

 Her şeyi ağlayarak öğreniyorum sanırım ben. Tabi kimse kendini tarif ederken çok ağlak biriyim demez. Bende şimdiye kadar hiç demedim. Önemsediğim konular da galiba ağlak biriyim. Bugün de ağlayarak ders çalışmayı öğrendim. Yetişmesi gereken şeyler var bunlardan erteleyerek kurtulamam. Bazen çevremdekilerin bana olan güveni üzerime verilen emek bana çok sorumluluk yüklüyor. Yavaş yavaş her şeyimi kaybettiğimi düşünüyordum. Yanımdaki en yakın arkadaşımı, sağlığımı, hedeflerime olan inancımı. Bazen bazı anlarda hep yanımızda birileri olur. Varlıkları huzur verir alışırız, severiz. Ama onlar her zaman yanımızda olmak zorunda değildir. Bugüne kadar yanımızda olanlara bundan sonra olmadıkları için kızamyız. Evet çok zorlanırız, çok üzülürüz, bazen onlara çok ihtiyacımız olur. Ama bu duruma da alışırız bir zamanlar varlığına alıştığımız gibi. Bu yazım dahil olmak üzere yeniden paylaşmaya devam ediyor olucam. Yazılarımı seven insanların olması bana iyi geldi. Okumak için okuduğumuzda gen...

01.12.2020

 Kitabımızın sonuna geldik. Sabırla bekleyen sevgisini içinde yaşayan kızımıza hüzünlü sonlar yasaklandığı için büyük ihtimalle kavuşur seyyaha. İnatla bitirmiyorum bu yüzden kitabı. Birilerinin kavuşma hikayesini dinleyebilecek kadar iyi hissetmiyorum. Nuray sayar takip etmekden yoruldum yeminle. Bu hafta aşk varmış. Gotune girsin inşallah o aşk. Silmiş midir her şeyi :/ ben albüme dahi giremiyorum. O kadar da değil ya. Silmez herhalde. Of napiyimm napiyimmm siliosa silsin napiyim. Silmese nolcak aq. Silmese nolcak. Reglimin bitmesine ihtiyacım var. Namaz kılıp dua etmek istiyorum. Bu duygusallığı asla üstümden atamamak çok korkutucu. Her şeyin iki yıl içinde düzeleceğini düşünüyorum. Şuan bu durumda olduğum için şükrediyorum. Yaşanan her şeye rağmen hala çok güçlüyüm. Çok ozliycem. Daha iki ay geçmesine rağmen çok özledim. Hep çok ozliycem. ❣️