Kayıtlar

Kasım, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

30.11.2020

 Bazen her şey çok üst üste geliyor. Hayatımdaki herkes karşıma geçmek için çabalıyor sanki. Bu aileye düşmek tam da benim başıma gelirdi zaten. Kimseyle temas etmeden dışarı çıktım. Her şeyin ilk başladığı o büyülü küçük yola bıraktım kendimi. Her şeyin ilk bittiğinde yine kendimi oraya atmıştım. Ama o zaman daha iyiydim. Belki de üstüme gelen onca şeye rağmen şuan daha iyiyimdir o zamandan. Ben ne istiyorum ya dedim kendi kendime. Geldim döndüm dese sanki enerjin mi var senin. Aslında her şey olması gerektiği gibi. Benim hiçbir zaman sorunum kabullenememek olmadı ki. Anlaşamadığımızı her defasında görüyoruz yeniden. Sadece her şey çok fazla geldi. Hala geliyor oluşu da şaşırtmıyor beni artık. Küçük bı tartışmada bile tükettiğim enerjiyi gördüm dün. Enerjimi daha iyi şeylere harcamam lazım. En azından surdan kurtulabilmek için adam akıllı bir üniversite kazanmam şart. Son 2 yıl. Hatta daha az. Tamamen kavgasız gürültüsüz bir hayat için harcamam lazım o enerjiyi. Artık para bile um...
İstemiyorum hiç bir şey. İstedikçe olmuyor. Bir daha dönmek gibi bir aptallık yapmiycak. Biz bı daha hiç sarilmiycaz. Yaşanan hiç bı şey tekrarlanmiycak. Aq beynini sok artık. Gerizekaliym aptalin tekiyim aptll

28.11.2020

 Aq koronası geçmek bilmiyor. Serum yememek için hasta olduğumu belli etmemeye çalışıyorum. İğneden çok korkuyorum zaten bı de kolumda girmiş şekildeyken dayanamam. Sabahtan akşama kadar uyudum ve sol bacağımı asla hissetmiyorum. Çok şükür yarın herkes serbest. Şu evdekiler bir an önce dışarı çıksın istiyorum. Koronadan beterler. Ne kendi kavgaları bitiyor ne benle kavgaları bitiyor. Deliricem artık. Sabah ölüyordum. Hemen tüm şifrelerimi yazdım arkadaşıma verdim. Nolur nolmaz aq psikoloji falan kalmadı. Yüzüm bembeyaz gözüm desen şişdi kendine devlet kurdu. Allah makyajı icat edenden razı olsun. Serum yemiyorsam yüzüme renk veren allıklar sayesindedir. Bu arada ilaç da kullanmıyorum. İlaç kullanmak iyi değildir. Koronayı hiç ilaç almadan atlattım demeyi çok isterdim ama yapamadım. Ağrısına dayanamadım. 7-8gundur hastayım sadece iki kez parol aldım. Yine de sayı gayet makul. Kendimi hastalıklara karşı dirençli diye tanımlardım. Ama bugün bunun doğru olmadığına ikna oldum. Dershane ...

Savaş

 Ben hep şey derdim neden benim sevgim üstün geldiği halde benim canım yanıyor. Cevabımıysa bu gece aldım. Bu kitabın okuduğum her sayfası sanki benim okuyacağımı bilerek yazılmış gibi. "Dünyanın en çok seveni, en çok değil en güzel sevenidir.". Şuan sevmiyor da olsa en güzel seven kimdi derseniz oydu derim. O olmasa bana bakarken parlayan gözleri gitmez miydi aklımdan? Kitaptan öğrendiğim bir diğer şey "hüzünlü yüzlere, hazin sonlar yasaklanmıştır" oldu. Kitapta anlatılan aşk ayrılık demekti. Aynı Şems'le Mevlana'da olduğu gibi. Kavuşamayınca aşk oluyordu. Kavusamayanların yaptığı ya da yapabileceği tek şeydi belki de Allah'a yönelmek. Ağlayabilecegi tek kişi o vardı. Yalvarabilecegi tek kişiydi. Aynı benim yaptığım gibi. Namazlarım düzene girdiği sırada bu yazıları okumuş olmam gerçekten büyülü geldi. Sabahın altısında zorum neydi de yazdım dersem ona yazmamak için verdiğim savaşı şimdi buraya yazıyorum. Sahi hazin sonlar bize de yasaklanmış mıdır? Baş...

27.11.2020

Birbirimizden başka kimsemiz de yoktu bizim. Annem olsaydı kavga ettiğim bu kadar aramazdım belki onu. Annemle alışkınız zaten kavga etmeye. Ama babamla küs olunca o kadar yanlız hissettim ki kendimi. Gerçekten bi insan ailem olmuştu resmen. "Bizim kızımız olsa" diye başlayan cümleler kurardı bazen. Ağlayan yüzümü güldürürdü. Çok aradım bu sefer yanımda. Her şeyi çok özledim. Sarılmayı, boynunda nefes almayı, onunla ısınmayı. İhtiyacım olan tek şey sensin diyemedim. Beni sevmiyor. Nasıl diyim. Ben bana olan sevgisini aramıştım. O ilgiyi aradım. Aile dört tarafı duvarla çevrili, başında çatısı olan yer değilmiş gerçekten. Varlığını özledim. Gözümü kapatıp sıktığımda kollarında olmayı özledim. Yastığa başımı koyduğumda aslında omzuna yatmış olmayı özledim. Ben çok özledim. Aramızdaki sorun sevgi olmasaydı yazmak ne ararım. Öyle ihtiyacım var. Ama aramızdaki problem sevgi. Ben tapmıştım onun sevgisine. Bitmiş. Yalan söylemiş olsaydı önceden bu da yalandır derdim. Ama o o kadar d...

26.11.2020

 Karantinam 28inde bitiyor. O kadar az kaldı ki ama ben yine de iyi olamıyorum. Bildiğimiz kronik hastalığımın olmamasına rağmen annem benden daha çabuk atlattı. Annem demisken onun karantinası bitti. Bu hastalığın bana kattığı tek şey karantina süreci. Eğer bu sürece girmeseydim eminim kafamı dağıtmak için sürekli dışarıda olacaktım. Bu her zaman yaptığım şey de olsa doğru olduğunu göstermiyor. İnsanın bazı duygularla baş başa kalması gerekiyor sindirebilmesi için. Evde olduğum için boşladığım dersleri toparlama fırsatı da buldum. Eğitim açısından çok güzel bir yıl bitireceğime inanıyorum. Çünkü öğrendim bazı duygularla yaşamayı. Sonuçta bunları sınıflandıramazsın eğer gerçek duygularsa. Hastalansan da o duygular seninledir. Yemek yerken de ders dinlerken de hastalıkdan geberirken de. Aslında daha birçok şey de öğrendim. Hatalar mesela. Eğer yaptığın hataya zaten hata diyebiliyorsan o senin için artık tecrübe olmuştur. Son bir aydır hiç hata yapmadım. Bu benim için zor ama büyük b...

24.11.2020

 Ben bile beklememistim bu kadar sevgiyi kendimden. Savaştığım onca şeyin arasında en çok ağlatan da en çok güldüren de anılarmış meğer. Ne çok sevgiyle ne çok anı biriktirmişiz. Küçük bi halı desenine kadar hemde. Bugün kendimle baş etmekte en çok zorlandığım gün ilan ediyorum. Her anlamda hemde. Çaresizliğin en dibini gördüm. Çok çabalıyorum inan çok çabalıyorum. Yaşayabilmek için. Çok fazla dua ediyorum çok fazla yazıyorum. Kendimi rahatlatabilmek için basvurmadigim yol kalmadi ama artık gücüm yetmiyor. Öyle bi çaresizlik ki yaşadığını gördüğün halde öldüğüne inanıyorsun. Ne kendin ölebiliyorsun onunla ne de yaşayabiliyorsun. Atamıyorum o koca ağır sevgiyi. Noldu şimdi hangimiz kazandı mesela. Benim sevgimin kazanmasına rağmen neden hala ben acı çeken kişiyim. Neden mutlu olamayan hala benim. Kalmadı hiçbir şeye umudum. Ama gücüm de yetmiyor. O kadar yorgunum ki. Ne kadar güçsüz aptalın teki olduğumu her defasında yeniden görmekten çok sıkıldım. Asıl içimdeki korku daha başıma g...

24.11.2020

 Yaşanılan hiçbir şeyin gerçek olmadığına inanmaya başladım. Hepsi hayal gibiydi. Upuzun bir hayal. Etkisinden çıkamadığım rüya gibi. 4 gün kaldı. İyileşebilicek miyim bilmiyorum. Bıraktığım şeylere yeniden başladım. Bunları tekrar bırakabilecek miyim onu da bilmiyorum. Yıllarca uyusam da dinlenemiycek gibiyim. Kafamdaki zonklamalar geçmiycek, düşünceler bitmiycek. Yastlandigim hicbir şey taşımıyor beni. Yığılabilecek yer bulsam yigilicam ama yer de yok gibi. Ne gerçek ne değil ne olucak ne olmuycak belli değil. Secemiyorum artık. Geçen bı yazım da toparlanmaya başladığım günü ilan etmiştim ya. Yok o da öyle değilmiş. Sandığım hiçbir şey sandığım gibi değilmiş zaten. Çok zor tutuyorum kendimi. Her şey için çok zor tutuyorum. Nolur her şey düzelsin. Nasıl bilmiyorum ama lütfen düzelsin 

23.11.2020

 Sanırım dün ettiğim duadan bugün sürünüyorum. Bu hastalık beni alıp götürecek gibi. Asla iyilesemiyorum. Çok hastayım. Bugün yaptığım bir yanlışdan dönüşümü kutluyorum. Ama farkına vardığımda üzüldüğüm şey değiştiğini düşündüğüm kişinin gerçekten değişmiş olması. Eskiden olsa kimseye yalan söyleme diyen şimdi dürüst olmak zorunda olmadığını söylüyor. Ben şimdiki halinden nefret ediyorum. Daha fazla muhattap olmak da istemiyorum. Şimdiki ruhuyla aynı bedene sahip olan eski halini bende bitirmesinden korkuyorum. Ve şimdi yine sarılarak yatıyorum. Eski sıcaklık asla olmayacak bunu da biliyorum. Ama ben yine de ona sarılmaktan vazgeçemem. 

22.11.2020

 Karmakarışık olduğum bir dönemdeyim. Hem çok hasta hem çok yorgun. Düzelir mi gerçekten her şey? Birinin her şey çok güzel olacak demesine ihtiyacım var. Bazen düşünüyorum da o bahsettiğim yakınlarım var ya onlara hayran kalıyorum. Ölebilmek diyorum ya ölebilmek ne büyük yetenek. Bu yalan dolandan kurtulabilmek. Olunması gereken yerde olabilmek. O kadar imreniyorum ki. Keşke yaktığım can sadece benimki olsaydı. Bugün eğer önümde yoluna girmeyecek bir hayat varsa dilemek istediğim tek şey imrendigim yakınlarıma kavusabilmektir. Blogumdaki haberi verilmemiş bana saklı kalan nadir yazılardan biri olarak kalıcaksın. 

21.11.2020

 Her şeyin düzenlebileceğine inanırken her şeyin yeniden boka sarması peki? Aq her şeyin 

21.11.2020

 Her şey güzel olacak 

20.11.2020

 Koronanin en ağır günlerinden merhaba:) Yavas yavaş kendime geldiğim bir gündü. Daha iyi hissediyorum diyebilirim. Kırgınlık kalmadı. Önümüze baktığımız kocaman bir hayata başlangıç olsun bugün. Bu kadar yazabilecegim sanırım. İyi geceler 

18.11.2020

 Bugün biraz geciktim. Ama günün bitmesine daha 14 dakika var:) Çok bunaldım. Bu karantina süreci daha 4. gün olmasına rağmen beni mahvetti. Nefes almak istiyorum, uzun uzun yürümek, kendi kendime maskenin altından sessiz sessiz konuşmak istiyorum. Her şeyin yoluna girmesi için ben çabaladıkça sanki bilerek yapılmış gibi her şey boka batio. Nasıl toparlamam gerektiğini de bilmiyorum. Etrafımdaki insanlara çok güzel yol yöntem bulurken kendime gelince tıkanıyorum. Biraz da büyümek istiyorum. Yapılacak derslerimin, bitecek konuların, kazanılacak üniversite kaygısının olmadığı zamanlara büyümek. Hiç dinlenemiyormuşum gibi. O kadar özledim ki erkenden yatıp hiç uyanmadan yüzümde yorgan iziyle uyanmayı. 

17.11.2020

 Güzel günlerin yaklaştığını hissediyorum. Yaşadığımız her şeye dönüp baktığımda acı çektiğim günlere gülümseyerek bakıcam. Tıpkı eski bloğumdaki iyi kötü günleri okurken gülümsediğim gibi. 11 gün sonra her şeye tamamen alışmış olmayı umuyorum. Korona aslında bu zamanda çok iyi geldi diyebilirim. Evden çıkıp kafa dağıtarak kısa süreli unutmalar büyük patlamalara neden olurdu bende. Şimdi evden çıkabilme şansım yok camı açıp kafamı çıkarmadıkça. Böyle olunca istesen de istemesen de düşünüyorsun. Bir şeyler daha çok oturuyor. Sonra korona kendi canımızın tatlılığını bir kez daha hatırlatıyor. Kimseyi kendimizin önüne koymamamız gerektiğini de daha iyi anlıyoruz. Hayatımda ertelediğim ne varsa bu zamanı onlar için kullanıyorum. 2-3 haftalık süreçte 5deneme, 2belgesel, 3 kitap bitirdim. Bir sürü film ve dizileri saymıyorum. Hiç bilmediğim şarkıları dinlemeye başladım. Hayatımın o eski neşesine dönmesi için elimden geleni yapacağım. Ve tek kural keyfim nasıl isterse.

16.11.2020

 Bugün koronaya karşı gerçekten zorlandığım bir gündü. Gece ateşlenip gündüz süründüm. Sol bacağımın uyuşması dışında ağrı var diyemem. Daha çok halsizlik ve göz yanması. Baş da bazen zonklamalar. Yine de derslerimi aksatmamaya bu tatil dönemini fırsata çevirmeye özen gösteriyorum. Ertelememek için çabalıyorum. Nuray Sayar'dan haftalık burç yorumunu dinledim. Ve sanırım artık önümdeki yeni hayata bakmam gerekiyor. Yeni birisi olur mu bilemiyorum hayatım bu açıdan çok karışık, güvenim de yetersiz. Ama hedeflerime daha sağlam gideceğim. İçinde sadece benim bulunduğum bir sürü hayal var. Belki bu hayallere eklemeler olabilir ama bunu sadece kader gösterir. Benim tek amacım o hayallere sürünerek de olsa bir adım daha yakın olmak. Korona olan annemin ufak kalp rahatsızlığı olmasına rağmen şuan durumu daha iyi ve 5. günü. Atlattı sayılır. Bunun için ciddi anlamda mutluyum. Kısa zamanda ben ve diğer tüm akrabalarımın hemen iyileşmesi için dua edeceğim. Şakaya alınacak bir hastalık asla de...

15.11.2020

 İçimdekileri kusamıyor olmak çok rahatsız edici. Açamıyorum duygularımı. Kendi içimde boğuyorlar gibi. Hiç biseyin eskisi gibi olmayacak oluşu gözümde o kadar büyüdü ki. Halledemedigim çok fazla his var içimde. Bastırmaıyorum. Onlarla yaşamayı beceremiyorum. Sadece kaçmak istiyorum bilmediğim bir yoldan karşıma çıkacak şeyi bilmeden hiç yorulmadan derin nefesle koşup uzaklaşmak. Çok dua edicem her şeyin yoluna girebilmesi için çok yalvarıcam. Artık mutlu olmak değil niyetim. Mutsuz olmamak. 

14.11.2020

 Karantina da ilk günümüz. Annemin dördüncü günü. Dün gece kardeşim dışında kimse ateşlenmedi. Bende ilk defa bugün hafif belirtiler verdi. Öksürük, kafa ağrısı bir de gözlerim hafif sızlıyor. Bugün karantinaya girmek dışında duygulardan bahsedecek olursak birkaç gün öncesine göre her şeyi daha çok sindirdim. Dışarıya verdiğim sevgiyi artık kendime vermeye karar verdim. Bazı şeyler eskiden güzeldi, eskiden özeldi. Yapmam gereken, unutmam gereken çok şey var. Anısı olan eşyaları ortadan kaldırmak buna sadece bir adımdı. Her şey o kadar kolay olmayacak. Ama bir gün olucak. Olmak zorunda. İkinci aşama duyguları bastırmak yerine yaşamak. Belki de insan yaşaması gereken şeyleri dibine kadar acıysa sonuna kadar mutsuzsa sonuna kadar ağlamaksa gözlerin kuruyana kadar yaşamalı. Atlatmanın yolu belki de budur. Gizlenilen her şey bir gün açığa çıkar yoksa. Şuan değil yarında bunu başarabilecek zaman olduğunu düşünmüyorum. Ama en kısa zamanda...

13.11.2020

Bugün Fransızca da "seni özledim" diye bir kelime olmadığını öğrendim. Sensiz eksik kaldım diye bir şey varmış. Aslında ne kadar da mantıklı. Özlediğin insan sevdiğin insandır. Sevdiğin insanı yanındayken bile özlüyor insan. Ayrı kalınca yaşanan şey özlem değildir aslında tam da o Fransızcadaki kelime gibi eksik kalmaktır. Alıştığın birinin eksikliğini yaşar mıyız peki? Evet belki de bu sorunun cevabı. Alıştığın birinin eksikliği kaç gün olabilir ki zaten. Bir daha kimsenin alıştığı olmamak umuduyla, iyi geceler...🌙

🕳️

"Bizim aramızdaki problem tam da sevgi problemiymiş"

12.11.2020

Duygular sadece nefret değil. Çok kızgın, çok sinirli, çok incinmiş, hayal kırıklığı, pişmanlık ve acizlik. Hepsini tek tek açıklamayı bende isterdim ama malum internet ortamı. Dün ölümden bahsetmiştim ya hani bugün de yaşayan biri öldü içimde. Ölmesi gereken pisliğin teki olduğu için. Belki böyle olmasa alışırdım her şeye ama kötü hatırlamak onca şeye rağmen hala onu düşünebilmek asıl en büyük acizlik bu işte. Nefret öyle güçlü bir duygu ki tüm duyguları bastırabilirsiniz onunla. Her şeyi yok edebilirsiniz.  Kin o kadar büyük o kadar sonsuz ki benim için. İçimdekileri kusamıyorum bile daha. Bazen tek bir şey her şeyin yok olmasına yetebiliyor. Tamamen yok olana kadar az önce içime giren o kini de nefreti de sonsuza kadar içimde sakliycam. Kendime dair azıcık saygım varsa o anı asla unutmycam asla!

11.10.2020

 Bugün aklımı kurcalayan şeyler aslında alışkın olduğum bir konu. Kaybetmek. Küçüklüğümden beri kaybettiğim insanlar üstümde ölüme karşı biraz tecrübe, alışkanlık katarken aslında biraz da paranoyaklık (Böyle yazıldığından emin değilim ama çok da önemi yok) katıyor. Artık etrafımda yaşadığım her olayda yarın ya da iki dk sonra o kişinin hayatta olmama ihtimalini değerlendirerek yaşamaya çalışıyorum. Bunlar çok eskiden beri hayatımda olan düşünceler, alışkanlıklar. Ama özellikle bugün aklıma gelmesindeki etken korona. Kronik hasta olan yakınlarım var. Kronik hasta olup koronaya yakalan yakınlarım. Kronik hasta olup korona şüphesi olan yakınlarım. Hastalığın korona mı olduğunu bilmeyen en yakınım... Ses kayıtları alındı, videolar çekildi zaten önceden korona olsa da olmasa da bir gün herkesin kaybolacağını bildiğim için anı biriktirme işine özen gösterdim hep. Ama beni korkutan şey hani kardeşiniz olunca düzeniniz tamamen değişir, zaman geçtikçe de o yokken napıyorduk deriz ya işte b...

10.11.2020

 Herkese selam. Eskiden çok sık yazdığım ve çok rahatlatan bir platformda yine sizlerleyim. Kendimi başka başka yerlerde başka şekillerde anlatmayı seviyorum. Ama bu sefer daha çok içimden düşündüklerimi yazmak istiyorum. Çünkü çok fazla düşündüğüm hatta bazen düşünmemek için kendimle savaştığım bir dönemdeyim. Dediklerimi ne kadar anlarsınız hiç emin değilim:) Ama neden olmasın. Sıkılanlara görüşürüz deyip başlamak istiyorum. Birkaç haftadır yapmadığım meditasyon kalmadı. Öncelikle bunu yapma amacım. Çok stres içinde olmam, sürekli gerekli gereksiz şeyleri kendime dert edinmem, yataktan çıkmak istememem, eskiden zevk aldığım şeylerden artık sıkılıyor olmam. Bir sürü meditasyon denedim ve gözümü açtığımda bana en iyi geleni bulmaya çalıştım. Duyguları anımsama olarak eksiklik yaşadığımı fark ettim. Duygularımın tek bir adı olmasına gerek yoktu. Mutsuzken umutsuz da olabilirdim, üzgünken kızgın da. Ya da renkleri mesela. Gözümü kapattığımda illa bir renk geliyordu benim gözüme. Her ...

10Kasım 2020 Salı

 Bugüne bırakmak istediklerim: insanlar kolay kolay değişmez. İnsanların öncelikleri değişir, sevdikleri değişir, değer verdikleri değişir ama kendileri çok da kolay değişemezler.  Bugünün kuralı da: Kimsenin hayatında ikinci plana düşecek kadar kalmayın.