27.11.2020
Birbirimizden başka kimsemiz de yoktu bizim. Annem olsaydı kavga ettiğim bu kadar aramazdım belki onu. Annemle alışkınız zaten kavga etmeye. Ama babamla küs olunca o kadar yanlız hissettim ki kendimi. Gerçekten bi insan ailem olmuştu resmen. "Bizim kızımız olsa" diye başlayan cümleler kurardı bazen. Ağlayan yüzümü güldürürdü. Çok aradım bu sefer yanımda. Her şeyi çok özledim. Sarılmayı, boynunda nefes almayı, onunla ısınmayı. İhtiyacım olan tek şey sensin diyemedim. Beni sevmiyor. Nasıl diyim. Ben bana olan sevgisini aramıştım. O ilgiyi aradım. Aile dört tarafı duvarla çevrili, başında çatısı olan yer değilmiş gerçekten. Varlığını özledim. Gözümü kapatıp sıktığımda kollarında olmayı özledim. Yastığa başımı koyduğumda aslında omzuna yatmış olmayı özledim. Ben çok özledim. Aramızdaki sorun sevgi olmasaydı yazmak ne ararım. Öyle ihtiyacım var. Ama aramızdaki problem sevgi. Ben tapmıştım onun sevgisine. Bitmiş. Yalan söylemiş olsaydı önceden bu da yalandır derdim. Ama o o kadar dürüst o kadar güzel bı insandı ki yalan söylüyor seviyor hala diyemedim. Dün gece yazmış olmaktan çok korktum. Sürekli uyanıyorum. Son 15 gündür asla tam uyku uyuyamadım. İşin kötüsü gece yaptıklarımı sabah hatırlamıyorum. İyi ki yazmadım. Sevmediğini söyleyen birine sevdiğimi söylemek. Onun için belki de bu iğrenç bı şey olurdu. Bilemiyorum. Ben çabaladığımda da kızardı zaten. Keşke yine kızsa. Onu da özledim. Her şeyini çok özledim. Hayatımda gördüğüm en büyük aşk olarak kalıcak. Yerine kim gelirse gelsin bundan daha büyük bi aşk görmeyeceğimi biliyorum. Onun da dediği gibi hiçbiri bizim kadar köklü olmycak. Köklü olmak da değil mesele. Kimseyle yeniden çocuk olamiycaz. Kimseyle bı daha buyuyemiycez. Keşke hala aynı pencereden bakabilsek küçük prensim. Minik samurcukum.
Yorumlar
Yorum Gönder