02.12.2020
Her şeyi ağlayarak öğreniyorum sanırım ben. Tabi kimse kendini tarif ederken çok ağlak biriyim demez. Bende şimdiye kadar hiç demedim. Önemsediğim konular da galiba ağlak biriyim. Bugün de ağlayarak ders çalışmayı öğrendim. Yetişmesi gereken şeyler var bunlardan erteleyerek kurtulamam. Bazen çevremdekilerin bana olan güveni üzerime verilen emek bana çok sorumluluk yüklüyor. Yavaş yavaş her şeyimi kaybettiğimi düşünüyordum. Yanımdaki en yakın arkadaşımı, sağlığımı, hedeflerime olan inancımı. Bazen bazı anlarda hep yanımızda birileri olur. Varlıkları huzur verir alışırız, severiz. Ama onlar her zaman yanımızda olmak zorunda değildir. Bugüne kadar yanımızda olanlara bundan sonra olmadıkları için kızamyız. Evet çok zorlanırız, çok üzülürüz, bazen onlara çok ihtiyacımız olur. Ama bu duruma da alışırız bir zamanlar varlığına alıştığımız gibi. Bu yazım dahil olmak üzere yeniden paylaşmaya devam ediyor olucam. Yazılarımı seven insanların olması bana iyi geldi. Okumak için okuduğumuzda genelde pek anlamayız. Ben anlaşılmak için yazıyorum yazdıklarımı anlamak için okuyanların olmasına çok sevindim. Bugün ikinci yürüyüşümü gerçekleştirdim. Bana yazmak kadar iyi geliyormuş onu fark ettim. Tempolu falan değil. Adım da saymıyorum. Düşünüp kafamdakileri yerli yerine koyabilmek için yürüyorum. Bazen yanından geçtiğim evin balkonundaki ceviz kıran teyzeye denk geliyorum bazen çalışmaktan harap düşmüş bir kadına. İnsanlar bir koşuşturma içerisindeyken onların içinde dolaşan ama onlardan değilmişim gibi izlemekten keyif alıyorum. Dönüp dolaştığım yerler beni hep anıların olduğu sokaklara çıkarıyor. Kırmızı evin bahçesindeki kiraz ağacın altına mesela. Tabi sonbahar ona da ölüm uykusu vermiş olsa gerek bakınca kiraz ağacı olduğu anlaşılmıyor. Tepesinde hiç yaprak kalmamış. Onun altından bu kez yanlız geçtim. Küçük yürüyüş yolu kuru yapraklarla kaplanmış artık tamamen. Bazen iyi ki diyorum iyi ki bunu da beraber yapmışız. Bazen de bunca şeyi her yaptığında o yoldan her geçtiğinde her yağmur yağdığında her yılbaşında yeniden hatıra gelicek yeniden üzücek bir sürü anı çıkacak karşına. Yaşansa mı iyiydi yaşanmasa mi bilemiyor insan. Ne önemi var zaman makinesini kim bulmuş da biz kullanalım. Ama eğer biri bulmuş ve bana da kullanma gibi bir şans gelseydi hiçbir korkuya esir düşüp de bahaneler üretmez yanına bırakırdım kendimi. Yokluğunda nefes almakta zorlanacağımız insanların varlığındayken yan yana nefes almamız gerektiğini ondan öğrenmiş olmak da ayrı bir garip. Buraya kadar okuyan kaldıysa sizi seviyorum. Saat kaçta olur bilemem ama her gün yatmadan bazen gece kendi kendime uyandığımda bir yazı bırakıyorum buraya. Bazı günler daha çok. Linkleri her gün biyodan yeniliyor olucam. Herkese iyi geceler 🌙💞
Yorumlar
Yorum Gönder