05.12.2020
Hayatımda ilk fobim bıçak fobisiydi. Küçükken elimi o kadar büyük şekilde kesmiştim ki. Lavabo kan dolmuştu. Çok küçüktüm ama hatırlıyorum. Bu anımdan olsa gerek laf aramızda bıçak kullanamıyorum. Küçük bıçaklarla aram daha iyi. Şuan en büyük fobin ne dersiniz sevdiklerimi kaybetmek derim. Sevdiğimi değil sevdiklerimi kaybettim. Birçok defa çok farklı sebeplerden. Yani eskiden kendime zarar vermekten çekinirken şimdi yakınlarımın zarar görmesinden çekiniyorum. Atıyorum sanki üzerimden eski bencilliğimi. Korkularımla baş başa kaldığım hayatını beni bu korkuların üzerine ittiği bir dönemdeyim. Öldürmedi. Alışıyorum. Alışmak sevmekten vazgeçmek değil de artık içimde yaşıyorum. Ne anlatasım geliyor eskisi gibi ne dertleşesim ne bu yazıları paylaşasım. Ders çalışmak benim için çok zor. Aniden giren halsizlikler beni çok zorluyor. Yepyeni bir programla her şeyi yavaş yavaş halledicem. Bu arada feslegenle seyyah kavuştular. Fesleğenin hikayesini öğrendim ve sıra seyyaha geldi. Bu kitap için heyecanlı olmamın diğer bir nedeni de onun da gözleri aynı satırlarda dolandığı içindir belki. Çok eskiden okuduğunu ama çok sevdiğini hatırlıyorum. Böyle bir dönemde bu kitaplara denk gelmiş olmam mucize gibi geliyor. Bugünde seni çok sevdim emosum. Bugün de her şarkı seni söyledi bana. Sevmiyor oluşuna da gitmiş oluşuna da inandırdın beni. İnanmama rağmen hala çok sevdim seni. İyi ki sevdim belki de. Sevilmeyi hak eden en güzel insandın benim için. Keşke bende hak edebilseydim.
Yorumlar
Yorum Gönder