06.12.2020
Hissetmek istiyorum. Bu saate kadar uyumadım biliyorum o da kapamadı gözlerini hala. Belki beni hisseder. Çok korkuyorum beni sevmeyerek bana bakmasından. Çok korkuyorum ansızın karşılaşmaktan. Sadece aklından geçirirken bile nasıl için yanar ya. Konuşmuyorum. Anlatmıyorum. Dışarı çıkmıyorum. Normalde olsa yapicam hiçbir şeyi yapmıyorum. Delirmedim bile. Onca ihtimale onca lafa karşı delirmedim. Oysaki delirebilmek ölebilmek kadar önünde şapka çıkartılması gereken bir başarı değil midir? Kolum her uyuştuğunda bir gülümsüyorum işte diyorum sonunda Allah'ım dualarımı kabul etti ve zamanı geldi. O gün bugün. Ama olmuyor. O günde ölemiyorum. Doğru olan ölmek mi onu da bilmiyorum. Ama istiyorum. Sonsuz uykuya o kadar ihtiyacım var ki. Dinlenmeye o kadar ihtiyacım var ki. Kimsenin olmadığı kimsenin beni görmediği duymadığı bir yerde sadece kendi başıma kalmak o kadar isterdim ki. Halam ölmek içinden diken topunun içini yırtarak ağzından çıkması derler derdi hep. En hafifi bile böyle olurmuş. Ölüm... O acıdan sonra kurtulmaktır. Peki ya delirmek. Delirmek... Yaşadığın acıyla yaşayarak ölmek değil mi? Gittiğini kabullendim. Sevmediğini kabullendim. Bir daha hiç donmiyceni kabullenmek çok ömür alıyor. Zaman olarak ömür değil. Can olarak acı olarak his olarak. Ölüm gibi. Dünyayla olan tek bağlantın sadece nefes almak. Aşk kavusamamaktir diyordu bir kitap. Evet. Ben hiç kavusamiycam. Hep aşık kalicam. Aşk ne demek bilmeyen insan müsveddeleri de platonik diycekler adına. Bazen öyle güzel hissediyorum ki ciğerlerimi. Sanki daha önce hiç yokmuşlar yeni çıkmışlar gibi. Diyorum o zaman vayy be. Hala her nefesinde onu sayıklaya sayıklaya yaşıyorsun. Ölmek mühim olmadı zaten hiç bir zaman. Yaşamak önemli olan. Her nefesinde yaşamak...
Yorumlar
Yorum Gönder