Ne kadar uzun zaman olmuş yazmayalı. Ne kadar özlemişim ve ne kadar yabancılaşmışım buraya. Çok fazla duygu var yine içimde. Hangisini nasıl anlaticam onu da çok bilmiyorum. En çok korkuyorum galiba. Yaklaşan sınavdan, kaybetmek üzere olduğum aklımdan, kafamin içinde bı turlu susturamadigim düşüncelerden. Daha önce başka gözle bakabildim demiştim ya sana. Bu sefer gerçekten sevebildim. Çok sık konuşmuyoruz hatta kaçta yatıyo kaçta kalkiyo gün içinde neler yapıyor ufacık fikrim yok. Ama sanki hep benimle. Benimle uyaniyo benimle uyuyo benimle konusuyo. İçimde yaşatıyorum sanki. Hiç olmycaz gibi geliyor. Ben hep içimde yaşamaya devam edicekmisim gibi. Hayal kırıklığına ugruycakmisim gibi. Denilen her şeye sağır oluyorum ama bu verdiğim değer yine benim elimde patlıycak gibi. Evet korkuyorum. Hemde baya korkuyorum. Yeniden birine kapılmaktan, yarı yolda birakilmaktan, çok sevmekten kafayı yemekten korkuyorum.
Bazen her şey çok üst üste geliyor. Hayatımdaki herkes karşıma geçmek için çabalıyor sanki. Bu aileye düşmek tam da benim başıma gelirdi zaten. Kimseyle temas etmeden dışarı çıktım. Her şeyin ilk başladığı o büyülü küçük yola bıraktım kendimi. Her şeyin ilk bittiğinde yine kendimi oraya atmıştım. Ama o zaman daha iyiydim. Belki de üstüme gelen onca şeye rağmen şuan daha iyiyimdir o zamandan. Ben ne istiyorum ya dedim kendi kendime. Geldim döndüm dese sanki enerjin mi var senin. Aslında her şey olması gerektiği gibi. Benim hiçbir zaman sorunum kabullenememek olmadı ki. Anlaşamadığımızı her defasında görüyoruz yeniden. Sadece her şey çok fazla geldi. Hala geliyor oluşu da şaşırtmıyor beni artık. Küçük bı tartışmada bile tükettiğim enerjiyi gördüm dün. Enerjimi daha iyi şeylere harcamam lazım. En azından surdan kurtulabilmek için adam akıllı bir üniversite kazanmam şart. Son 2 yıl. Hatta daha az. Tamamen kavgasız gürültüsüz bir hayat için harcamam lazım o enerjiyi. Artık para bile um...
Yorumlar
Yorum Gönder